28 Ağustos 2007 Salı

Mevlana ve Gönül

GÖNÜL : Hem halk edebiyatının , hem de divan edebiyatının ortak konularından biri gönüldür. Gönül, Cenab-ı Hakkın nazar ettiği, ilahi tecellilerin mahzar olduğu , Kabe gibi mukaddes bir yerdir. Fakat nasıl ki ayna tozlanınca suretleri göstermezse , gönül de dünyevi arzularla kirlenince Hakkın tezahürü gerçekleşmez. Bu yüzden gönül temiz olmalı , samimiyet ve aşkla dolmalı; hırs , kin, riya gibi duygulara izin verilmemelidir. İlahi nazar yalnızca böyle gönüllere layıktır. Hazreti Peygamberin hadisi gereğince insan yaratıcısının huzuruna pırıl pırıl i saf bir gönülle çıkmalıdır. Fihi Mafih' te buna dair bir hikaye anlatılır. Hazret-i Yusuf' un bir arkadaşı yoldan gelir. Hazret-i Yusuf sorar : "Bana ne hediye getirdin. Arkadaşı sorar : "Sen de olmayan ne var ki ?" Senin neye ihtiyacın olabilir ? Ama senden daha güzel birisi olmadığından ; yüzünü seyretmen için sana bir ayna getirdim." Cenab-ı Hakkın da her şeyi vardır, hiç bir şeye ihtiyacı yoktur. Kul; Allah'ın önüne onda kendisini görmesi için parlak bir ayna , yani temiz bir gönül götürmelidir. (Fihi Mafih, 285) Aynı konu Mesnevi 'de de ele alınır:

Hazret-i Peygamber : ' Cenab-ı Hak surete bakmaz , matlup temiz bir gönüldür." buyurmuştur. Yani bakılmaya layık olan gönül sahipleridir, secdenin sureti ya da altın dağıtmak değildir. Sen gönlünü gönül sahiplerini aramaktan uzak kalmışsın. Gönül öyle bir şeydir ki, onun içinde bu yedi gök gibi yüzlerce sema kaybolur. - Yoksa hile ile dolu küçük bir kalbi isteme . Sen huzura yüzlerce çuval altında getirsen , Cenab-ı Hak senden kalb-i selim ister. " (Mesnevi, V / 874-886) "İhlas sahibinin kurtarıcısı gönül saflığıdır. Hak'kın emniyetini kazanınca ; o , hoş bir haldedir. " (Mesnevi II/ 1329) Mevlana, Hak'kın sevgisini barındırmayan gönlü kafir olarak nitelendirir. O gönül harap olmuş, yıkılmış bir şehir gibidir. (Rubailer, 96) Allah sevgisiyle dolu gönül ise ; Hak güneşinin nurunu aksettirir, mamur haldedir. (Mesnevi I /35) Böyle mamur gönüller Hakkın evidir: "Kabe'den maksat velilerin ve nebilerin gönülleridir ve burası Tanrı vahyinin yeridir. Kabe onun feridir. Eğer gönül olmazsa , Kabe ne işe yarar ?" (Fihi Mafih, 254) Böylesine kutsal bir yapıya hürmetsizlik edilmez. Gönül kırmaktan , insanları incitmekten sakınılmalıdır. Gönül yıkan bedbahtlar, akıldan yoksundur. "Ahmaklar, secde edilen mescide hürmet gösterirken , secde edenin kalbini kırmaya çalışırlar. Gerçekteyse ey aptallar; o mecaz , bu hakikattir. Asıl mescit ariflerin gönül evidir. Velilerin gönlü, temiz kişilerin secde ettiği bir mescittir..
Kaynak:www.mevlana.ws

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme